|
tel tel ayrılmak
-
Ravel out
-
Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne.
-
Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne.
-
İnsan saçını oluşturan ipçik
Örnek:
İki açık sarı tel terli alnımızın üstüne yapışmıştı. S. F. Abasıyanık
-
Bu nesneden yapılmış veya bu biçimde olan.
-
Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri, lif.
-
Telgraf.
-
Elektrik akımının geçmesiyle akkorlaşan,tel biçiminde, tungstenden ya da kömürden iletken.
-
Wire. wiry. wire. string. fiber. fibre. chord. thread.
-
Chord. cord. fibre. flex. kink. slack. staple. strand. string. thread. wire. fiber. single thread or hair. telegram.
-
Wire. filament. strand. string. thread. fiber. screening. screen cloth. mesh used for window and door screens. window screen. door screen. cord. telegram. feather. yarn. filar. film. file. chord. hairwire. cable. catgut. textile. telegraph. sleeve. fibre.
-
Trans Europe Line. 44 1425-471753.
-
Telephone. 905-773-4054. 2524-8176. or TEL. 998-8880 351-2130 fax: 351-2137.
-
Filament
-
Leuchtdraht
-
Filament
-
(kıs.) telegram, telegraph, telephone.
ayrılmak (nedir)
-
Ayırma işine konu olmak
-
Bir yerden, bir kimseden, bir şeyden uzaklaşmak
Örnek:
... rahat bir tavırla yanındaki adamdan ayrıldı. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Boşanmak
-
Unstuck. get clear of. leave. check out. break up. divorce. divorce from. part with. part from. depart. quit. split. split off. apostatize. break away. break with. part company with. cut loose. decamp. defect. desert. deviate. disunite. divaricate. d.
-
Depart. deviate. disengage. divide. leave. part. resign. secede. separate. sever. split. start. to be separated. to part. to leave. to depart. to break with sb. to break away. to drop out. to resign. to throw sth up. to divergeto leave. to diverge.
-
To part. to separate from one another. to open up. to split. to crack. to leave. to depart from. to be legally separated. branch. break away. cast. clear off. cleave. depart. desert. detach. deviate. dissaffiliate. dissever. dissociate oneself. distinguis.
-
(f.) (ed, ing veya led, ling) (i.) bükülmüş şeyi açmak; ipliklerini ayırmak; gen out ile halletmek, çözmek; (i.) kaçmış ilmik, atmış iplik.
-
F. sökmek, çözmek, tel tel ayırmak, dolaştırmak, karıştırmak, sökülmek, çözülmek
-
Önek fazlasıyle, (öbüründen) daha iyi, daha çok: outstay, outbid outdrink.
-
Z., edat, i., ünlem, s., f. dışarı dışarıda; dışarıya; dışında; arasından; meydana, ortaya; sız (kalmış); bütün bütün, tamamen: sonuna kadar; yüksek sesle; edat dışarıya, dışarıda; i. işinden çıkarılmış yenik parti üyesi; bahane, çözüm yolu; beysbol vurucunun sırasının bitmesi; muhalif kimse; matb. mürettip tarafından atlanmış kelime; ünlem Dışarı! Defol!; s. dışarıdaki, dış; top oyun larında vurucu olmayan; anormal; kullanılmaz; zararda olan; yanılmış; f., eski kovmak. kapı dışarı etmek; argo vurup düşürmek, nakavt etmek; meydana çıkmak, aşikâr olmak. out and away pek çok, fersah fersah. out and out bütün bütün, tamamen, her yönüyle. out of breath nefesi kesilmiş, soluk soluğa. out of commission bozuk. out of countenance utanmış. out of danger tehlikeyi atlatmış. out for a good time eğlence peşinde. out of order bozuk; düzensiz veya sırasız. out of patience sabrı tükenmiş. out of pocket sarfedilmiş, cepten çıkmış. out of print mevcudu bitmiş (kitap). out of reach el erişmez, uzak. out of season mevsimsiz, vakitsiz. out of sorts rahatsız, keyifsiz; dargın. out of spirits canı sıkkın, neşesiz. out of things uzaklaşmış, uzaklaştırılmış. out of time müz. vuruşa uygun olmayan. Out with it! Haydi söyle! Anlat! cry out yüksek sesle bağırmak, haykırmak. die out sönmek: nesli tükenmek. pass out dağıtmak; bayılmak; toplantıdan sıra ile çıkmak (öğrenciler). pour out boşaltmak. time out of mind öteden beri, eskiden beri. tired out çok yorgun, bitkin. at outs (with) dargın. far out, way out argo şahane, harika. He is out to lunch. Yemek için dışarı çıktı. Latin has gone out as a spoken language. Latince konuşma dili olmaktan çıktı. The fire is out. Yangın söndü. The stars are out. Yıldızlar görün- mekte.
-
Ünl. dışarı!, defol!, çık dışarı!
-
F. dışarı çıkarmak, çıkarmak, dışarı atmak, kovmak, nakavt etmek
ilgili reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetme)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|