Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar
Ana Sayfa > sefer nedir ne demek, seferin anlamı, ingilizcesi

sefer nedir



sefer

  1. Yolculuk
    Örnek: Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden / Nice seneler geçti dönen yok seferinden. Y. K. Beyatlı
  2. Genellikle ülke dışına yapılan askerî harekât, savaşa gitme, savaş.
  3. Kez, yol, defa
    Örnek: Bu sefer ben söylüyorum, tekrar ediyorum. R. H. Karay
  4. Bk. yolculuk
  5. 1. Yolculuk. 2. Savaş.
  6. (en) Journey. voyage. expedition. campaign. headway. navigation. ploy. run.
  7. (en) Expedition. navigation. sailing. journey. voyage. campaign. state of war. time. occasion. travel. occurrence.
  8. (en) Expedition. sailing. voyage. journey. campaign. military expedition. war time. occasion. travel. trip. cruise. run. passage. course. navigation. sail. go. round. wartime.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

sefer tası, seferber, seferber etmek, seferber olmak, seferberliği kaldırmak, bu sefer, bu seferlik

Destek

Wiki felsefesiyle çalışan web sitesi ansikopedisi Siteler Hakkında'yı destekliyoruz. Dizinde konular, firma ürünleri ve firma hizmetleri de sağlanıyor.

yolculuk (nedir)

  1. Ülkeden ülkeye veya bir ülke içinde, bir yerden bir yere gidiş veya geliş, gezi, seyahat, sefer
    Örnek: Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk. F. N. Çamlıbel
  2. Bu gidiş gelişte geçen süre.
  3. Herhangi bir taşıtla bir yere gidip gelme
    Örnek: Yolculukla ilgili işlemleri tamamlarken, koltuğuna oturtmuştuk onu. N. Cumalı
  4. Belli bir başlangıç noktasından varış yerine değin tek bir taşıtla gidilmesini içeren insan devinimi.
  5. (en) Cruising. itinerary. headway. journey. peregrination. travel. trip. voyage.
  6. (en) Expedition. journey. run. travel. voyage. trip.
  7. (en) Journey. tour. travel. voyage.
  8. (en) Trip

genellikle (nedir)

  1. Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle.
  2. (en) Generally. usually. normally. in general. on the whole. largely. at large. as a general rule. as a rule. by and large. exoterically. for the most part. ordinarily.
  3. (en) Commonly. generally. ordinarily. usually. in general. mostly. as a rule. more often than not umumiyetle.
  4. (en) Usually. in general. persuasive advertising. by and large. authorized capital. generally. generally speaking. mostly. normally. ordinarily. for the most part. passenger service agent. principally. quick fix. widely.

ülke (nedir)

  1. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket
  2. Devlet
    Örnek: Vicdan hürriyetine riayet eden tek ülke Osmanlı İmparatorluğu idi. F. R. Atay
  3. Herhangi bir özelliği yönünden düşünülen bölge
    Örnek: Dünyanın gelişmiş, gelişmemiş ülkelerini tek tek geziyorum. H. Taner
  4. Bir devletin egemenliği altında bulunan bağımsız, uluslararası antlaşmalara dayalı sınırlarla çevrili, üzerinde dil, kültür ve ülkü bakımından birlik oluşturan bir ulusun yaşadığı toprakların tümü.
  5. (en) Country. domain. territory. land. realm. clime. soil.
  6. (en) Country. domain. land. realm.
  7. (en) Land-country
  8. (fr) Pays

ilgili reklamlar


Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetme)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek