Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar
Ana Sayfa > saydam cisim nedir ne demek, saydam cisimin anlamı, ingilizcesi

saydam cisim nedir



saydam cisim

  1. Işığı oldukça yüksek bir düzgün geçme çarpanı ile büyük ölçüde düzgün geçiren cisim.
  2. (en) Transparent body
  3. (al) Durchsichtiger Körper
  4. (fr) Corps transparent

Türetilmiş Kelimeler (bis)

saydam, saydam ampul, saydam boya, saydam gergi, saydam görüntülük, saydam kat, saydam kılavuz

Destek

Wiki felsefesiyle çalışan web sitesi ansikopedisi Siteler Hakkında'yı destekliyoruz. Dizinde konular, firma ürünleri ve firma hizmetleri de sağlanıyor.

saydam (nedir)

  1. İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf
    Örnek: Atlet vücudunu bütünüyle gösteren, saydam bir sabahlık giymişti. A. İlhan
  2. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöz ve projeksiyona konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt.
  3. Diyapozitif.
  4. Asetat.
  5. Açık seçik, belirgin.
  6. Ardındaki nesnelleri belirgin biçimde gösteren ışık geçirici ortam.
  7. Ardındaki nesnelleri belirgin biçimde gösteren ışık geçirici ortam.
  8. İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan nesne. 2. Parlak.
  9. (en) Transparent. clear. pellucid. hyaloid. liquid.
  10. (en) Filmy. limpid. transparent. transparent şeffaf.
  11. (en) Slide. transparent. airy. clear. glare. limpid. luculent. translight.
  12. (en) Transparent
  13. (al) Durchsichtig
  14. (fr) Transparent

cisim (nedir)

  1. Katı maddenin biçim almış durumu.
  2. Gövde, beden, vücut
    Örnek: Yataktaki örtülü cisim dertop olmuş şeklini, hareketsizliğini muhafaza ediyor. R. H. Karay
  3. 1- Bilinçten bağımsız olarak uzayda yer kaplayan nesne. 2- (Fiziksel olarak) Bölünebilirlik ve yer kaplama nitelikleri olan sınırlı bir özdek parçası.
  4. (en) Matter. substance.
  5. (en) Matter. body. material thing. mass. object. substance.
  6. (en) Body
  7. (fr) Corps
  8. (la) Corpus

oldukça (nedir)

  1. Yetecek kadar, epey, hayli
    Örnek: Geceyi oldukça rahat geçireceğinizi ümit ederim. R. H. Karay
  2. (en) Pretty. quite. rather. fairly. well. somewhat. a bit of a. well enough. good. a whale of. a good many. reasonably. spanking. substantially. such. whopping.
  3. (en) Comparatively. fairly. goodish. pretty. quite. rather. relatively. some. somewhat. widely.
  4. (en) Fairly. rather. pretty. to some extent.

yüksek (nedir)

  1. Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan
    Örnek: ... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı. Ö. Seyfettin
  2. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan
    Örnek: İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor. H. Taner
  3. Güçlü, etkili, şiddetli.
  4. Derece veya makamı bakımından üstün.
  5. Normal değerlerin üstünde olan, çok
    Örnek: Türk milletinin karakteri yüksektir. Atatürk
  6. Erdemli, faziletli.
  7. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan.
  8. Yukarıda, üst tarafta olan yer
    Örnek: Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu. M. Ş. Esendal
  9. (en) Elevated. exalted. high. highrise. lofty. loud. spheric. stately. superior. tall. acro-. hyper-. above. over.
  10. (en) Dominant. eminent. grand. high. lofty. noble. precipitous. rarefied. superior. tall.
  11. (en) High. eminent. great. high- level. lofty. moor. noble.

ilgili reklamlar


Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetme)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek