|
gag man
-
Şaka ve espriler yazan kimse.
-
Bir skeçte, revüde ya da bir eğlence gösterisinde herkesin gülebileceği bir nükteyi kapsayan sözler ya da durumlar.
-
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklam Atölyesi tarafından çıkarılan mizah dergisi ve bu derginin web sitesi.
-
Bk. gülüt
-
Something which is placed in or over the mouth in order to prevent speech or other noise; joke.
-
Susturmak için ağıza sokulan tıkaç veya ağzı açık tutmak için ağıza sokulan alet.
-
Sahnede oyuncu tarafından uydurulup ilave edilen şaka.
-
Söyletmemek amacıyla lafı ağzını tıkamak, bu şekilde bir haberin yayılmasına engel olmak ve kişiyi susturmak.
-
F. ağzını tıkamak, susturmak, kusturmak, kusacak gibi olmak, öğürmek, komiklik yapmak, espri yapmak
-
Skeç, revü, eğlence gösterisi vb.ne eklenen beklenmedik, gülünç sözler veya durumlar.
-
Bir skece, revüye, ya da bir eğlence gösterisine eklenen gülünçlü sözler yada durumlar.
-
Asıl oyunlukta yer almayan, oyuncular tarafından doğaçlamayla yaratılan ya da bu işle görevligülütçü tarafından oyunluğun incelenmesiyle bulunan, bir görünçlüğe canlılık, neşe katan, beklenmedik gülünç durumlar.
-
Gog
-
Komischer Einfall, "Gag"
-
"gag"
-
Gag
-
Bk.mannoz
-
Isle of Man, island between England and Ireland; town in West Virginia (USA); town in Ivory Coast
-
I. (çoğ. men) adam, erkek; erkek cinsi; insan; insan türü; erkek adam; uşak, erkek işçi; biri, bir kimse, şahıs, kişi; satranç veya dama taşı, pul the Man A.B.D., (argo) beyaz adam; yönetim, sistem. man about town tiyatro ve gece kulübüne sıkça giden adam. Man alive! Yahu! Be adam! man and boy hayatı boyunca. man and wife, man and woman kan koca. man Friday köle gibi sadık uşak (Robinson Crusoe'nun kölesi). man in the moon ayın içinde görüldüğü farzolunan hayalt adam . man in the street sokaktaki. adam man of letters edip, yazıcı. man of the house evin erkeği. man of the world halden anlayan adam. man's estate erkeğin madde ten ve manen olgunlaşması, rüşt. man to man erkek erkeğe, samimi olarak, açıkça. as a man insan gözü ile, insanlık bakımından. as one man birlikte, uyuşarak. be one's own man müstakil olmak, kendisini idare edebilmek. best man sağdıç. every man jack herkes, son ferde kadar. fellow man hemcins, insan .inner man insanın tinsel varlığı; mide, iştah. play the man erkekçe davranmak. to a man son ferde kadar, hepsi birden.
-
(ünlem), (argo) (şaşkınlık, zevk, onay gösterir): Hey,man! Man, what a gamel; (konuşmada bir anlamı olmadan boşlukları dolduran söz): Man, did you see...
-
F. (ned, ning) bir işe adam tayin etmek.
-
F. adam atamak, adam yerleştirmek
-
Güldürmek, eğlendirmek amacıyla karşısındakini kırmadan yapılan hareket veya söylenen söz, latife
Örnek:
İmamın şakasına ben de şaka ile mukabele ettim. R. N. Güntekin
-
Joke. monkeyshiness. fun. pleasantry. jest. badinage. banter. chaff. drollery. game. hell. humor. humour. josh. lark. quiz. sport. waggery. waggishness. wisecrack. witticism.
-
Gag. jest. joke. lark. play. prank. skit.
-
Gag. jest. joke. chaff. crack. fun. giggle. hoax. jape. lark. leg pull. persiflage. play. rib tickler. spoof. wheeze. wisecrack. witticism.
-
İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, nükte
Örnek:
İnceliği bu özelliğine de sindiği için esprileri hiçbir zaman harcayıcı olmazdı. H. Taner
-
Yazıda, resimde, sözde ve davranışta ince, derin anlam, nükte.
-
Crack. witticism. humor. humour. drollery. quip. quirk. sally. salt. wisecrack.
-
Gag. jest. pleasantry. witticism. wit. clever remark. joke. crack. quip nükte.
-
Joke. clever remark. bon mot. wit. witticism.
ilgili reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetme)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|