Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar
Ana Sayfa > eğlence dolu nedir ne demek, eğlence dolunun anlamı, ingilizcesi

eğlence dolu nedir



eğlence dolu

  1. (en) Rollicking

Türetilmiş Kelimeler (bis)

eğlek, eğleme, eğlemek, eğlen, eğlence, eğlence arkadaşı, eğlence düşkünü

Destek

Wiki felsefesiyle çalışan web sitesi ansikopedisi Siteler Hakkında'yı destekliyoruz. Dizinde konular, firma ürünleri ve firma hizmetleri de sağlanıyor.

eğlence (nedir)

  1. Eğlenme işi, sefahat
    Örnek: Biz bu işe tuhaf bir merakla eğlence şeklinde başladık. F. R. Atay
  2. Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey
    Örnek: Karıma göre en güzel eğlence, kırda yayan gezmek, kırların havasından istifade etmektir. Ö. Seyfettin
  3. Neşeli ve hoşça vakit geçirilen toplantı
    Örnek: Boş arsalara çeşitli eğlence çadırları kurulur. S. Ayverdi
  4. (en) Recreational. diversion. high jinks. distraction. amusement. play. plaything. bash. beano. blow-out. carnival. conviviality. entertainment. festivity. fete. frolic. fun. gag. gaiety. jamboree. jollification. jolliness. jollity. merriment. merrymaking.
  5. (en) Recreational. diversion. high jinks. distraction. amusement. play. plaything. bash. beano. blow-out. carnival. conviviality. entertainment. festivity. fete. frolic. fun. gag. gaiety. jamboree. jollification. jolliness. jollity. merriment. merrymaking. binge. dance. pleasure. recreation. revel.
  6. (en) Amusement. entertainment. diversion. joke. plaything. toy. distraction. frolic. fun. gaieties. game. image advertising. jollification. lark. merrymaking. party. pastime. play. quiz. recreation. revelry. shinding. special event. sport.

dolu (nedir)

  1. Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü
    Örnek: Dolu ekinlerini vurmuşsa bir yıl aç demekti. T. Buğra
  2. İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, boş karşıtı.
  3. Bir yerde sayıca çok.
  4. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan
    Örnek: Haftaya pazartesiye kadar bütün uçaklar dolu. A. İlhan
  5. Boş vakti olmayan, meşgul.
  6. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.).
  7. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar).
  8. Tornacılıkta delik açılmamış (gereç).
  9. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.
  10. Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, çeşitli irilikte, iç içe katmanlı, yuvarlak ya da düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü.
  11. (en) Full. filled. loaded. crowded. occupied. engaged. abounding. abundant. alive with. capacity. fraught. instinct. instinct with. laden. replete. rife. shot. shot through. steeped in. thick with. hail.
  12. (en) Fraught. full. hail. laden. loaded.
  13. (en) Full. filled. hail. abounding. loaded. containing a drink. charged. filled up. stuffed. packed. solid. complete. full-up. laden. fraught.
  14. (en) Hail
  15. (fr) Grêle

rollicking (nedir)

  1. S. neşeli, eğlenceli, eğlence dolu

eğlenme (nedir)

  1. Neşeli, hoşça vakit geçirme.
  2. Alay etme.
  3. Oyalanma.
  4. Eğlenmek işi.
  5. (en) Frolic. lark. ridicule. entertainment. mockery. delaying.
  6. (en) Dalliance. ridicule. taunt.

ilgili reklamlar


Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetme)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek