|
duy priz
-
İçerisinde aydınlatmak amacıyla kullanılan duyun yanı sıra elektrik akımı almaya yarayan bir düzeneği de bulunduran alet.
-
Socket with outlets for plugs.
-
Elektrik ampulünün takıldığı bakır veya pirinçten yivli yer.
-
Bir lambanın "dip”ini yerleştirmeye ve elektrik bağlantısını sağlamaya yarayan parça.İng.: socket, lamp holder (İngiltere'de)
-
Socket. holder. receptacle. snout.
-
Point. socket.
-
Lighting fixture. socket. light socket. body. lamp holder.
-
Socket, lamp holder (İngiltere'de)
-
Fassung
-
Douille
-
Elektrik akımı almak için fişin sokulduğu yuva
Örnek:
Hatta bir keresinde prizdeki ütüyü devirip handiyse evi bile yakıyordu. H. Taner
-
Bk. yuva
-
Socket. plug. plug socket. wall plug. switch plug. jack. outlet. power outlet. power point. receptacle.
-
Socket. drive. setting. setting.
-
Power socket. socket for a plug. wall plug. jack. connector. solidification. setting. convenience. outlet. electrical outlet box. plug contact.
-
Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak
Örnek:
O zamanlar ... mezarlıkların serviliklerine gizlenen eski bülbül yuvaları meşhurdu. A. Ş. Hisar
-
Genellikle ailenin oturduğu ev
Örnek:
İnsanın kendi yuvasından daha sıcak ... ve samimi; hiçbir yer olmazdı. S. F. Abasıyanık
-
İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.
-
Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer.
-
Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk.
-
Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer.
-
Bir şeyin öğretildiği yer.
-
Bir şeyin çok bulunduğu yer.
-
Elektrik akımını almak için fişin sokulduğuyuva; fişyuvası.
-
Üç ve dört yaşlarındaki çocuklar için açılan ve genellikle gündüzleri çalışan kadınların çocuklarını sabah bırakıp akşam aldıkları okulöncesi eğitim kurumu.
-
Plug socket, socket, outlet
-
Burrow. creche. creep. day-care center. fireside. fold. haunt. hearth. hearth and home. hearthstone. holt. home. hotbed. mortice. mortise. nest. nidus. nursery. recess.
-
Burrow. creche. home. nest. roof. setting. socket. lair. den. hotbed. nursery school. playschool. crèche. sating.
-
Receptacle. slot. nest. gain. home. mount. day nursery. nursing home. small place. socket. soil.
-
Nursery school
-
Steckdose
-
Prise (de courant)
içerisinde (nedir)
-
Inside of
aydınlatmak (nedir)
-
Karanlığı giderip görünür duruma getirmek
Örnek:
Işık yüzüne tam tepeden düşüyor ve onu iyice aydınlatıyordu. T. Buğra
-
Bir sorun üzerine bilgi vermek.
-
Let daylight into smth. illuminate. light up. brighten. set light to. lighten. dissolve. clear. clear up. solve. charge. civilize. clue. elicit. elucidate. enlighten. enucleate. flash. flash on. illume. illumine. irradiate. light. post. rake up. shi.
-
Clarify. elucidate. enlighten. illuminate. irradiate. lighten.
-
To illumine. to illuminate. to clarify. to enlighten. brighten. bring round light. clue.
ilgili reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetme)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|