Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar
Ana Sayfa > bulmak nedir ne demek, bulmanın anlamı, ingilizcesi

bulmak nedir



bulmak

  1. Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak
    Örnek: Kafam her an bir konu bulmak için bin bir çeşit şeye müracaat ediyor. H. E. Adıvar
  2. Bir şeyi elde etmek.
  3. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek.
  4. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek
    Örnek: Şu kuvvetin, cevherin sırrını bulmaya çalışıyorum. S. F. Abasıyanık
  5. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek.
  6. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak
    Örnek: Kadınlık namına düşündüğüm şeylerin hiçbirini karımda bulamadım. Ö. Seyfettin
  7. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak
    Örnek: Böylece yılın ortasını bulduk. R. H. Karay
  8. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak
    Örnek: Ben de bunu akıllıca buldum. M. Ş. Esendal
  9. (en) Find. invent. discover. hit. reach. meet. obtain. ascertain. clear up. cogitate. contrive. devise. go for. happen on. happen upon. procure. provide with. reason. strike. strike out. study out. turn up.
  10. (en) Contrive. detect. devise. discover. find. invent. reach. suss. total. trace. to find. to detect. to determine. to find out. to discover. to invent. to devise. to amount to. to total.
  11. (en) To find. to discover. to invent. to amount to. to be punished. to recall. attain. detect. to make discovery. find out. mint. provide. rustle up. secure. spot. strike. turn up. work out at.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

bulma, bulmaca, bulmaca çözmek, bulmacayı çözmek, bulmamak, bulmaya çalışma, bulmaya çalışmak

Destek

Wiki felsefesiyle çalışan web sitesi ansikopedisi Siteler Hakkında'yı destekliyoruz. Dizinde konular, firma ürünleri ve firma hizmetleri de sağlanıyor.

kimse (nedir)

  1. Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi, şahıs, nefer
    Örnek: Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum. N. Cumalı
  2. Olumsuz cümlelerde kişi
  3. (en) Person. one. soul. cad. thing. wallah. wight. somebody. anybody. anyone. someone. one. no one. nobody. no man.
  4. (en) Any. anybody. party. people. person. sort. soul. someone. somebody. anyone. nobody. no one.
  5. (en) Someone. somebody. anyone. anybody. nobody. no one. anybody anyone. individual. soul. wight.

karşılaşmak (nedir)

  1. Karşı karşıya gelmek, rastlaşmak
    Örnek: Terdit, yazıda beklenmedik bir sonuçla karşılaşmak demektir. Ç. Altan
  2. İki sporcu veya iki takım yarışmak.
  3. (en) Come on. meet. run across. come upon. fall with. drop a cross. cross. run up against smb. cross each other. encounter. experience. greet. come across.
  4. (en) Encounter. meet.
  5. (en) To meet each other. to be confronted with. to be up against. sports to play each other. come across. encounter.

ilgili reklamlar


Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetme)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek