|
bağrına basmak
-
Kucaklamak.
-
Cherish, embrace, nestle, canoodle
-
Vücudun ağırlığını verecek biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak
Örnek:
Bastığın yerlerde güller açtı, sarıldı ayaklarına. C. Külebi
-
Küçük çocuklar ayakta durabilmek.
-
Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek
Örnek:
Motor çalıştıktan sonra debriyaja basarsınız. H. E. Adıvar
-
Sıkıştırarak yerleştirmek.
-
Bası işi yapmak, tabetmek.
-
Örtmek, bürümek, kaplamak
Örnek:
Yollarını ot basmış, çamları yükselip saçaklarına el atmış olan bu büyük köşk. M. Ş. Esendal
-
Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb. bir araçla iz yapmak
Örnek:
Şuraya başparmağını bas dediler, ben de bastım. S. F. Abasıyanık
-
Baskın yapmak
Örnek:
Ölen kızın intikamını almak için köyü basıp yakmış. E. İ. Benice
-
Basım işini gerçekleştirmek.
-
Print
-
Step on. print. press. publish. raid. break into. attack suddenly. flood. come upon. weigh. catch. come on. flow. foray. impress. imprint. irrupt. jam. letter. sink. stamp. stencil. step. stomp. tread. tread on.
-
Attack. bust. compress. counterfeit. depress. imprint. invade. press. print. publish. push. raid. step. strike. trample. tread. utter. to tread. to step. to trample. to press. to depress. to compress. to print. to raid. to bust. to descend. to flood. to fall. to set in. to let out. to utter. to enter. to reach. to strike. to coin. to p.
-
Press. to stamp. to raid. to follow. to set in. to let out. to drop. to compress. to push. to inundate. to attack. to storm. to surprise. to invade. to depress. to mill. to exert. to imprint. to heft. to print. to coin. to tread on.
-
Zieher,, kopieren, abziehen, Kopie ziehen, umkopieren
-
Tirer
kucaklamak (nedir)
-
Kollarla sarıp göğüs üzerine bastırmak
Örnek:
Onlar, daha fazlasını yaparak sessizce birbirlerini kucakladılar. R. N. Güntekin
-
Kucağına almak, kucağında taşımak.
-
İçine almak veya çepeçevre sarmak, kuşatmak
-
Embrace. hug. give a hug. clasp smb. in one's arms. clasp. embosom. strain smb. to one's breast. canoodle. caress. cuddle. encircle. enclasp. enfold. fold in one's arms. give smb. a hug. infold. snuggle.
-
Cuddle. embrace. to embrace. to cuddle. to hug. to clasp. to take in one's arms.
-
To embrace. to take in one's arms. to hug. to surround. cuddle. grapple.
-
(f). aziz tutmak; bağrına basmak: gütmek. cherisher (i). aziz tutan kimse. cherishingly (z). aziz tutarak.
-
F. değer vermek, aziz tutmak, bağrına basmak, şefkât göstermek, sevgi ile muamele etmek, beslemek, yaşatmak (kalbinde)
ilgili reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetme)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|