Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar
Ana Sayfa > afet istasyonu nedir ne demek, afet istasyonunun anlamı

afet istasyonu nedir



afet istasyonu

  1. Afet zamanında yardım ve kurtarma malzemelerinin kolay dağıtılabilmesi için mahallelere yerleştirilen, ısıya, ışığa ve suya dayanaklı konteyner.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

afet, afet affı, afet bölgesi, afetler fonu, afetzede, afebril, afection

Destek

Wiki felsefesiyle çalışan web sitesi ansikopedisi Siteler Hakkında'yı destekliyoruz. Dizinde konular, firma ürünleri ve firma hizmetleri de sağlanıyor.

afet (nedir)

  1. Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım.
  2. Kıran.
  3. Çok kötü
    Örnek: Şöhret gibi servetin de afet olduğunu yeni anlıyordum. R. N. Güntekin
  4. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın
    Örnek: Gül yüzlü bir afetti ki her busesi lale. Y. K. Beyatlı
  5. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk.
  6. Çıplak.
  7. Özgür, hür
    Örnek: Bu görüş her türlü edebî şişirmelerden ari bir görüştür. Y. K. Beyatlı
  8. Bu halkla ilgili, bu halka özgü.
  9. (en) Disaster. calamity. bane. cataclysm. catastrophe. blight. knockout. stunner. kayo. a bewitching beauty.
  10. (en) Calamity. cataclysm. scourge. disaster. catastrophe. femme fatale. siren. temptress.
  11. (en) Misfortune. calamity. dangerously beautiful woman. force majeure. disaster. catastrophe. bane. cataclysm. conflagration. cracker. scourge.

istasyon (nedir)

  1. Tren, metro durağı
    Örnek: Hep birlikte ilk istasyonda inerek karakola gitmişlerdi. Ç. Altan
  2. Araştırma kuruluşu.
  3. Satış, bakım, aşı vb. işler yapılan kuruluş veya yer.
  4. Bk. radyo yayacı
  5. Bk. televizyon yayacı
  6. (en) Station.
  7. (en) Station. railway station.

radyo yayacı (nedir)

  1. Radyo izlencelerini veren yayaç.
  2. (en) Radio station, broadcasting station
  3. (al) Rundfunkanstalt, Rundfunkstation, Sendestation
  4. (fr) Station radio(phonique)

zamanında (nedir)

  1. Eskiden
    Örnek: Zamanında bir Kasımpaşalı Hayalî Hafız varmış. A. Ş. Hisar
  2. Tam vaktinde.
  3. Bk. süresinde
  4. (en) On time.
  5. (en) Duly. at the right time.

yardım (nedir)

  1. Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet
    Örnek: Bu, bir ricada bulunacak, bir yardım isteyecek sandı. M. Ş. Esendal
  2. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri.
  3. Etki
    Örnek: Otların üstünde, ağaçların yapraklarında kalan yağmur damlaları rüzgârın da yardımıyla öğleye kadar kurudu. N. Cumalı
  4. Bağış, iane.
  5. (en) Aid. assist. assistance. backing. backup. booster. comfort. contribution. cooperation. dole. donation. donative. favor. favour. furtherance. hand. help. helpfulness. lift. relief. rescue. shot. stand-by. succor. succour. support. sustenance. welfare.
  6. (en) Aid. assistance. auspices. backing. benefaction. boost. comfort. contribution. cooperate. favour. guidance. hand. help. ministration. push. recourse. relief. service. succour. support.
  7. (en) Aid. assistance. help. backing. hand. patronage. relief. helping hand. support. sustanence. aid and comfort. aiding. backing up. benevolence. benevolent contribution. cooperation. easer. favour. furtherance. good offices / international law. helping. lift.

ilgili reklamlar


Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetme)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek